Harflerin Sıfatları

Gönderildi Ekim 3, 2006 tarafından itecvid
Kategoriler: Mahreç

Sıfat:

Tecvid ilminde sıfat, “mahreçte meydana gelişi esnasında harfin sesinden meydana gelen keyfiyettir.”
Harflerin mahiyetleri ve durumları; aynı mahreçten çıkan harflerin birbirinden ayırt edilebilmeleri; yumuşaklık ve sertlik, zayıflık ve kuvvetlilik, uzunluk ve kısalık… gibi harfte meydana gelen değişmeler ve özellikler, sıfatlar sayesinde bilinebilir.

Sıfatların Faydası:

Mahreçleri aynı olan harflerin birbirinden ayrılmalarını sağlarlar. Mesela cim, şın, ya; zî, zâl ve se harfleri gibi.

Harflerin kuvvetlisini zayıfından ayırma imkanı verirler. Bu sayede hangi harfin diğerine idğam edileceği; yapılacak olan bu idğamın şekli ve niteliği sıfatlarla anlaşılabilir.

Mahreçleri ayrı olan harflerin telâffuzunda güzellik ve zenginlik sağlarlar.

Sıfatların Sayısı:

Sıfatların sayısı hususunda tecvid bilginleri çeşitli rakamlar vermişler ve eserlerine muhtelif sayıda sıfatlar almışlardır. Bunlar arasında on dört sıfatla yetinen olduğu gibi, bunların sayısını kırk dörde kadar çıkaranlar da vardır.

Harflerde devamlı olarak bulunup bulunmamaları yönünden ikiye ayrılırlar: Read the rest of this post »

Lahn

Gönderildi Ekim 3, 2006 tarafından itecvid
Kategoriler: Mahreç

Lahn kelimesi sözlükte, “hata etmek, doğrudan sapmak” mânâlarına gelir.
Tecvid ilminde ise, “Kur’an okurken harflerin mahreçlerinde, sıfatlarında, harekelerinde, tecvid kaidelerinin uygulanmasında yapılan hata” anlamındadır.

İkiye ayrılır:

1. Lahn-ı Celî (Açık Hata): Harflerin lazımî sıfat ve mahreçlerinde, hareke ve sükûnlarda yapılan hatalardır. Mânâyı bozar. Çok zaman namazı bozar.

– Bir harfi , başka bir harfle değiştirdiğimizde; mesela, () harfi yerine () harfini okuduğumuzda…
– Bir harfi, kendisinden sonra med harfi bulunmadığı halde, med harfi varmış gibi uzatarak okuduğumuzda…
– Medd-i tabiîleri terk ettiğimizde…
– Üstün yerine ötre okuduğumuzda v.b.
– Sakin bir harfi harekeli okuduğumuzda oluşur.

2. Lahn-ı Hafî (Gizli Hata): Sıfat-ı ârızlarda meydana gelen hatalardır. Harfin aslını değiştirmez. Mânâ bozulmaz.

Lahn’ın Hükmü:
Lahn-ı celî haramdır. Kur’an okumak zorunluluğunda olan her müslümanın, kıraatını lahn-ı celîden kurtarması farz-ı ayındır.
Lahn-ı hafî ise mekruhtur. Kur’an’ı Kerim’in kıraatında bu tür bir hatadan korunmak vaciptir.

Harflerin Mahreçleri

Gönderildi Eylül 29, 2006 tarafından itecvid
Kategoriler: Mahreç

Hemze (ء): Harkeli olan elife denir. ( ُِٲ ُِ – ءَ ) Mahreç yeri, boğaz aşağısıdır (1. Mahreç).

Be (ﺏ): Mahreç yeri, dudaklardır (2. Mahreç); dudaklar birbirine vurulur, nefes vererek kuvvetlice çıkarılır.

Te (ﺕ): Mahreç yeri, dil ucu ile üst ön dişlerin dipleridir (3. Mahreç).

Se (ﺙ): Mahreç yeri, dil ucu ile üst ön dişlerin uçlarıdır (4. Mahreç).

Cim (ﺝ): Mahreç yeri, dil ortası ile damağın ortasıdır (5.Mahreç).

Ha (ﺡ): Mahreç yeri, boğazın ortasıdır (6. Mahreç).

Hı (ﺥ): Mahreç yeri, boğazın ağza en yakın olan kısmı yani boğazın üstüdür (7. Mahreç).

Dâl (ﺩ): Mahreç yeri, dil ucu ile üst ön dişlerin dipleridir. Read the rest of this post »

Mahrecin Tarifi ve Mahreç Mahalleri

Gönderildi Eylül 28, 2006 tarafından itecvid
Kategoriler: Mahreç

Mahreç:

Sözlükte “çıkış yeri, kaynak” anlamına gelir. Tecvid ilminde “harfin çıktığı ve başka harflerden ayrıldığı yere” denir.

Mahreç Mahalleri (Bölgeleri):

1) Ağız ve boğaz boşluğu (cevf): Boğazın göğüse bitişik olan yerinden, dudaklara kadar, boğaz ile ağız içinde olan boşluğa denir. Harf-i medlerin mahrecidir.

2) Boğaz: Boğazın göğüse bitişik olan yerinden, dil dibine kadar olan yere denir. Üç mahreçtir. (Boğaz aşağısı, Boğaz ortası, Boğaz üstü)

3) Dil: Boğazın ağıza yakın olan yerinden, seniyye dişlerine (ön dişler) kadar ağız içinde olan dile denir. On mahreçtir. Read the rest of this post »

Tecvidin Hükmü

Gönderildi Eylül 27, 2006 tarafından itecvid
Kategoriler: Tecvid

Tecvid, Kur’ân’ı okurken harflerin hakkını vermek, harfleri mahreç ve aslına uygun olarak okumak demektir. Tecvid kuralları, Hazret-i Cebrâil’in (as) Peygamber Efendimize (asm) Kur’ân’ı nâzil buyurduğu—tabir câizse—şivedir. Yani Cebrâil (as) Kur’ân’ı âyet âyet indirirken nasıl okumuşsa, harflerin boğazdan çıkış biçimlerini nasıl göstermişse, harfleri hangi gırtlak, hançere, boğaz ve ağız sesi ile okumuşsa, Peygamber Efendimize (asm) Kur’ân’ı vahy ederken nasıl kıraat etmişse, bütün bu okuyuş ve kıraat biçimleri tecvid kuralları olarak tesbit edilmiş ve bir araya toplanmıştır. Yani “tecvid” adı altında öğretilen okuyuş kuralları Hazret-i Cebrâil’den (as) Peygamber Efendimize (asm) intikal eden okuyuş biçimlerinden ve kurallarından başka bir şey değildir. Read the rest of this post »